Bugün de Hayat Devam Ediyor
Eski Defterden · 14 / 21
Evet, nasıl gidiyor sorusunu çok sorarım ben: Hayatın nasıl gidiyor? Ne kadar iyisin, ne kadar kötüsün, sen hariç kimin umurunda? Delirdiğini düşünüyorsun değil mi? Ama hayat devam ediyor; ne yaşamak istemiyorsan o hayat devam ediyor. Yaşamak istediklerini öldürdün içinde, daha önce defalarca öldürdün. Ne zaman keseceksin kendini, devam etmesini istemediğin hayatını ne zaman sonlandıracaksın? Siktir et, yapma; zaten sen olmasan da o hayat devam ediyor. Dediğim gibi senin ne kadar iyi, ne kadar kötü olduğun kimsenin umurunda değil. Ama benim umurumda, biliyor musun? Uyandığın süreden uyuduğun süre içerisinde bulunan her anı merak ediyorum; kahvaltı yapmadan çıktığın günden kahve içmeden bitirdiğin güne kadar seni üzen ne varsa, mutlu eden ne geliyorsa hepsi benim umurumda. Peki sen bunun farkında mısın? Farkında olmayışının benim için bir önemi var mı? Kaç gün daha yalnız kalabileceğini merak ediyor musun? Bundan önceki yaşamında kaç kez daha yalnız kaldığını sayabiliyor musun? Çok mu soru sordum? Umarım seni “darlamamışımdır”.
Yüzündeki gülümsemeyi hatırlıyorum. Seni mutlu eden aslında küçük ama değerli şeylerin olduğunun farkındayım. Seni seninle bıraktığım gün itibarıyla hep merak ediyorum. Unutmak istemediğim sesin, unutmak istemediğim bakışların ve en son sesini duyduğum güne kadar hatırlıyorum. Hepimiz aynı değiliz, bazılarımız biraz farklı ama sen ve ben aynıyız; bunu belki kabul etmeyeceksin ama aynıyız. Aslında sana her baktığımda ben kendimi görüyorum; benim aynam olma durumun beni mutlu ederken sana ayna olmam durumu seni korkutuyor. Hislerimizin olmadığı bir dünya olmuş olsa sana olan hislerimi sana nasıl anlatırım, onu düşünüyorum. Yüzünü güldüremediğim 7. gündeyim; gülüşünü göremediğim, sesini duyamadığım sanırım 7. günden daha fazlası olacak, bunun farkındayım. Üzülmüyorum ben, uzun bir süre içerisinde zaten yalnızdım. Yalnız kalmanın bendeki değişimi hiç olmadı; bir tek sana gelirken yolda yalnız olmadım, içimdeki çocuk ile geliyordum ben sana, hayatında hiç lunaparka gitmeyen bir çocuk ile geliyordum. Belki kapanmadı lunapark ama umudu kalmıyor içimdeki çocuğun; ne zaman güldüğünü hatırlamıyorum, ne zaman gözlerinin parladığını, ne zaman saatlerce, sonsuza kadar bakabileceği bir gülüşün olduğunu. Bazen diyorum ki doğru olan bu muydu, o kadar karanlığın arasında seni yalnız mı bırakmalıydım? Doğru olan değildi belki ama olması gerekendi; seni seninle bırakmam gerekiyordu. Söylediğine göre tüm makaleleri okudum; daha önce bildiğim bir konuydu ama aklına gelecek tüm makaleleri okudum, ne yapılması gerektiğine dair, ne olması gerektiğine dair ne varsa okudum. Zaten bir kütüphane kursalar senin için orada yaşayabilirim. Bu dünyanın çivisi çıktı papatyam… ve ben bu çivisi çıkan dünyada seni bir başına bırakmak istemiyorum. Belki bu yazıyı hiç okumayacaksın ya da okuyup kapatacaksın. Görmediğin gözüm ben, senin göremediğin yüzüm ve ben, papatyam, seninle olan her yerdeyim, sen olan her şeydeyim…
Ne olduğumuzun bir önemi yok. Neleri göreceğimiz bir gün diliyorum…
Beğendiyseniz paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.