Küçük Bir Ekranda Tanıdım Seni
Zaman geçiyor. Yolun başındaki mesafelerimiz bizi daha sıkı sarmalı artık; nitekim sana olan özlemlerim saydığım günlere sarılıyor. Birkaç ay değil, sanki yüzyılların yorgunluğu başlıyor sen olmayınca. Sesinde, soluğunda dinlendiğim hayatın bana kattıklarını hayal ediyorum şimdi. Gülüşünde yaşlanmak bir film gibi. Düşündüklerin, söylediklerin belki eksik şimdi; kavuştukça sana büyür her şey bir çocuk gibi. Özlemek seni; geçtiğim her dağın, her ovanın, trenin sesindeki yalnızlığı yırtarcasına sana kavuşmanın arzusu. Şimdi soruyorum, konuşamadığımız ne varsa atıyoruz içimize. Küçük bir ekrana sığdırdığım yaşamımı hayatımın en son günü gibi izleyip yeniden doğmanın sevinciyim. Eksiğim belki, bir çiçeğin sana kattığını katamadım. Belki bir ağacın gölgesinde dinlenirken kuşların şarkılarını anlatamadım. Belki tamım, sana açtığımda kollarımı sımsıkı sardığım ruhuna aşığım. Sana gelmek sevgilim, şimdi koşar adımda, gecenin ayazında; sana gelmek şimdi, yazılan şiirlerin, şarkıların altında.
Seni seviyorum. Uzun süredir konuşamadığımız zamanlardayız, biliyorum. Kendimi kötü hissediyorum, sanki sana ait olan bahçede yüreğindeki suya hasretim gibi. Sarıldıkça düzelecek, biliyorum. Küçük bir ekranda tanıdım seni; beyaz içinde güldükçe içimde bahar. Küçük bir ekrandan izliyorum seni, baktıkça şükrediyorum: tanrılara, yaşama.
Beğendiyseniz paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.