Deneme 2 dk okuma

Bahçemde Artık Senin Çiçeğin Açmaz

Kiminin ait olduğunu sandığı, kiminin ise yolun ne kadar uzun olduğunu fark ettiği zamanlardayız. Sevilmenin ya da sevildiğini bilmenin, insanı usulca bir karanlığa sürüklediğini fark etmeden yaşamaya başlıyorsun. Bahçene ektiğin papatyanın sarısında yaşayan o hayatın, beyaz yaprakların dökülüşüyle yok oluşuna “hayırlısı olsun” deyip geçebiliyorsun bazen.

Deliye dönüştüğün zamanlarda, yaşadığın hayat boyunca seni sessizliğiyle terbiye eden bir evsize dönüştüğünü izliyorsun. İçinde olan ne varsa dışına çıkana kadar ağladığın o sabahı yok sayıp, yaşamaya devam ediyorsun; aynı sessizlikle, aynı yorgunlukla. Ve bir gün fark ediyorsun: Bu hayat seni büyütmüş. Ama neyle? Acıyla, kayıpla, yok sayılmayla…

“Avazım çıktığı kadar bağırsam rahatlarım,” dediğin o dağın ne eteğindesin ne de zirvesinde. Bir sandalyeye oturmuş, zamanın seni esir aldığı yalana saatlerce bakıyor, derin iç çekişlerinle duvarları çatlatıyorsun. Bahçemde yetişen çiçeğin artık ne suyuna dermanım var ne de kokusuna bir hasretliğim. Geçip giden ömrün, başarısızlıkların içinde “başardım” diye haykırdığında sana göstereceği en büyük hakikat; geriye dönüp baktığında hiçbir şeyin olmadığını anlamandır.

Zaman geçtikçe fark ediyorsun ki, yapabildiğin her şey bir ayak izi kadar. Ne değişiyor ki yaşından başından başka? Beyazların çoğaldığında mı başlar korkuların, yoksa beyazın derdini saçına sürdüğünde mi? Sende ne değişiyor, kendinde neyi değiştirebiliyorsun ki? Bahçende ne bir ot ne bir çiçek… Üç beş karınca, birkaç böcek… Ve hâlâ sanıyorsun ki, bu dünya benden ibaret.

Oysa senin bilmediğin kadar isim yaşar bu toprakta. Bilmediğin kadar bahçeler var, açmayı bekleyen çiçeklerle dolu. Senin olmadı diye güzel şeyler olmayacak mı? Güneş doğmayacak mı, ay batmayacak mı şimdi? Olmaz sanıyorsun ama olacak. Kalk oturduğun sandalyeden, bir bak etrafına… Rüzgâr diyecek ki: “Ne çiçekler var daha, ne toprağa akacak sular.”

Göğe bak istersen, güneş de olacak, bulut da… Ama artık hiçbir zaman benim toprağımda senin çiçeğin olmayacak. Gezdiğin diyarların meyvesi bol olsun. Fakat bil ki, bana ait değil artık ne bir çiçek ne bir kök ne bir toprak…

Zaman aksın gitsin şimdi. Ne değişecek ki? Hayatın yine kaldığı yerden devam edecek. Yarın, her şeye rağmen, yine sabah olacak.

Yorumlar

    Yorum yazın

    Yorumlar onaylandıktan sonra yayınlanır. Adınız ve yorumunuz herkese açık görünür. IP adresiniz kaydedilmez.