Bir Gölgem Var Benim
Eski Defterden · 8 / 21
Benden olan, beni hiç bırakmayan, karanlığın en koyusu, aydınlığa hasret bir gölge. Hepimizin bir gölgesi vardır; bizi takip eden, bizden kopmayan, bizim gibi olan ama bizim gibi yaşamayan bir gölge. İnsanlar da böyle bir gölge; yaşamları boyu birilerini takip edip birileri gibi yaşamaya çalışan insanlar. Evet, senden ya da benden bahsediyorum. Zaten muhteşem varlıklarız, biliyorsun bunu; birini takip etmeyi, biri gibi yaşamayı ya da gölge olmayı biz seçiyoruz.
Gölgemden bahsedeyim sana: Karanlığın en koyusunda yaşayan, ışık girmeyen, benden kurtulmak istemeyen ama benim kurtulmak için karanlıkta yaşamak zorunda kaldığım bir gölgem. Nefesi her zaman ensemde olan, beni benden daha çok ezberleyen bir gölgeden bahsediyorum. Nefes alamıyorum bazen, nedeni bilmiyorum. Boğuyor ama beni terk etmeyen, terk etmediği gibi bana bağlanan bir gölge olması beni umutlandırıyor. Saçma bir durum ama bu hastalıktan umutlanıyorum.
Durumum biraz garip aslında. Senin de benden farkın yok sanırım; gölgeni hâlâ fark edemedin ya da o seni hâlâ esir almadı. Acının en koyusunu sana yaşatacak, yerin dibinde bile ışığı gördüğünde umutlarını karanlığa sürükleyecek bir gölgen var ve sen farkında değilsin. Senin için üzülmüyorum zaten. Eğer “Bir gölgem yok benim.” diyorsan kendini kandırmayı güzel başarmışsın. Sahiden ne zaman fark edeceksin? Gözlerin altı çukurlaştığında mı, aynada kendine bakmaya korktuğunda mı? Ya da biri hayatına girmeye başladığında mı?
Çok soru soran biri değilim ben, zaten soru sormak insanları hep yormaz mı? Ben hep öyle gördüm; ne zaman bir soru sorsam yoruldu insanlar, ben de insanlardan yoruldum. İşte o süre içerisinde gölgem hiç soru sormadı bana, hiç yormadı beni. Aslında yormuş olsa beni, kaçabilirdim belki. Zaten yoruldum, bir süre sonra bıraktım kendimi karanlığa.
Neyse, siktir et, yaşadığında anlayacaksın bu durumu. Şimdilik iyisindir; gülebildiğin kadar gül, yaşayabildiğin kadar yaşa, zaten ne kadar nefes aldığını bilmiyorsun. Eğer gölgen seni yakalarsa bana haber ver, onunla nasıl yaşaman gerektiğini sana uzun uzun anlatabilirim.
Kendi içimde verdiğim savaşı kaybetmedim, yeterince savaştım ama yoruldum. İnsanlardan yoruldum, gölgelerden yoruldum, bir şeylerden vazgeçtim. Sahiden bu kadar vazgeçmişken nasıl bu kadar yaşayabildim, şaşırıyorum.
Eski bir not defterinden kalanlar. Seri: 14, tarih: 19 Haziran 2019
Beğendiyseniz paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.