Bugün Benim Doğum Günüm
Bugün benim doğum günüm. Takvime göre kutlanacak, tebessüm edilecek, belki birkaç mesajla geçiştirilecek bir gün. Ama içimde hiçbir zaman bir kutlama hissi olmadı. Doğmak, insanın kendi seçtiği bir şey değil; hayatın bizi içine fırlattığı bir başlangıç sadece. Bu yüzden doğum günleri bana hiçbir zaman özel gelmedi. Birinin gerçekten kim olduğunu, nasıl yaşadığını, hangi yükleri taşıdığını anlamak için “başlangıç” değil, “sona yaklaşırken bıraktığı iz” önemlidir. Belki de insan, öldüğü gün hatırlanmalıdır aslında. Çünkü yaşamın ağırlığı, mücadeleleri, sessiz kaldığı zamanlar, kimseye söylemediği kırgınlıklar, içinden çıkamadığı karanlıklar… bunların hepsi bir bütün hâlinde ancak son nefeste tamamlanır. İnsan ancak o zaman gerçek değerini taşır; yaşarken kimsenin tam olarak göremediği, çoğu zaman farkına bile varmadığı taraflarıyla. Doğum günüm kutlansın istemiyorum. Çünkü kutlamak, hafiflik çağrıştırıyor; oysa ben hayatın ağırlığıyla büyüdüm. Değerimi bilmek isteyenler, nasıl yaşadığıma baksın; hangi acıları susturduğuma, hangi anlarda güçlü durmaya çalıştığıma, neyi kaybettiğimde sessiz kaldığıma… Doğduğum gün değil, öldüğüm gün bilinmeli kim olduğum. O gün anlatır beni asıl. Çünkü ancak insan yaşamının sonunda tamamlanmış olur; eksikleri, yarımlıkları, sessiz çığlıkları, içten içe taşıdığı bütün yükleriyle.
Bugün benim doğum günüm. Ama ben kutlamıyorum. Sadece içimden sessizce kendi kendime şunu söylüyorum: “Bir gün gittiğimde, umarım yaşadığım onca şey boşuna olmamıştır.”
Beğendiyseniz paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.