Dipsiz Kuyu
En büyük hataların içinden birçok yara ile çıkabilmenin bir zafer olduğunu düşünebiliyor insan. Oysaki kaybedilen bu parçaların yerinin doldurulmayacağına olan inancı, insanoğlunu hataların içindeki karanlığa daha hızlı sürüklemeye başlıyor, farkında olmuyor belki. Kör birine anlatabildiğin kadardır gökyüzü, hayalini kurabildiğin deniz ile başlıyor hayat. Sayısız kadar kelimeler üretebiliyor insan; bir kuş sesine anlam yükleyebildiğinde hataların içinden bir doğruya doğru ilerlediğini hissediyor. En büyük savaşların sonuçları, tüm hataların tekrarlanmaması için verilen çabaların meyvesi gibi olmalı. Yoksa nasıl olur da gelen bu güzelliği fark etmeyecek kadar karanlık olabilir insan? Birilerinin sizden aldıklarını birileri size tekrar veremeyeceğine olan inancınız ile başlayan hayatınız, dipsiz bir kuyudan tarifi mümkün olmayan bir güzellikte olan gökyüzü ile yeniden yeşermeye başlıyor. Umut hasadı sonsuz olan bir duygu olarak yeniden sizde yeşermeye başladığınızda, dipsiz olan kuyu sizi huzura götürmek için yavaş yavaş içine umut ile su doldurmaya başlıyor. Suyun sizde yarattığı korku, gökyüzüne yaklaşmaya başladığınızda güven vermeye ve sizin bu güven ile umuda sarılamaya başlamanızla, tüm korkularınızın o dipsiz kuyunun suyunda sizden ayrıldığını gördüğünüzde her şey yeniden başlıyor. Bir pencereden görebildiğiniz dünya size ait değil ama bir pencereden size gönderilen dünya, gördüğünüz güzellik kadar size aittir.
Tekrarı mümkün olmayan bu zamanı değerlendirmek, o pencereden saatlerce bakabilmek için suya güvenin, bırakın gökyüzüne sizi ulaştırsın. Çünkü hayat, siz farkında olmadan karanlığın içinde sizden önde olarak yaşamaya devam ediyor.
Beğendiyseniz paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.