Süper Kahramanım
Bir şehrin tüm sokaklarını ezbere bilen biri için bir yerin adresinin tarifini yapabilmek süper bir güç gibi olmalı. Düşünsenize, her şeyi zihninizde kaydediyorsunuz; sanki bir şehrin haritası gözünüzü kapattığınızda bir film gibi önünüze geliyor. Hayalini bile kurmak size garip veya heyecanlı gelebilir. İşte hayatımızdaki insanları da bu denli çok iyi biliyor olmak biraz daha süper güç yetisi veriyor gibi hissettir. Değer verdiğiniz insanların her kelimesini, her adımını önceden tahmin etmek sizi üstün kılar diye düşünenlerdenim. Çok fazla insanı izleyen, onlarla ilgili kendi kafasında değişik senaryolar yazan biri olarak bu özel gücümü kısa bir zaman önce kaybettiğimi belirtmek isterim. Bir insanın göz bebeklerine bakıp ne diyebileceğini kadar tanıdığım insanın hayatımda yok oluşunu gördükten sonra bu evrende yalnız olduğumun farkına vardım. Öyle ki bir süper kahraman yalnızlığıydı fakat şunu benim dünyam sadece birine aitti. Tüm kötülüklerden koruyabileceğini düşündüğün bir evrenin aslında en kötüsü sen olduğunu fark etmeden süper kahraman olmak doğru değildi. Aslında bu dünyadaki yalnızlığımı diğer insanlardan kendimi soyutlayarak başardığımı sanırdım; sonrasında ise bu yalnızlığımın benim için büyük bir kambur olduğunu ve bu yalnızlık ile ölebileceğimin kafamda kurduğum harika senaryosu ile yaşamaya devam etme kararı aldım. Sizin de bu yalnızlık üzerine düşünceleriniz olduğunu biliyorum. Belki hiç fark edilmeyecek ya da birinin sizin için süper kahraman olabileceğini düşünmeden geçirdiğiniz birden fazla geceniz olmuş olabilir. İnsanların birçoğunda bu yalnızlığı sevme gibi durum söz konusu oluyor; yani korkularından kaçan bizlerin yalnızlık korkusuna sarılması sizce de biraz aptalca değil mi? Bir dünyanın içinde milyarlarca yalnızlığı tahmin edebiliyor musunuz? Süper kahraman olmadan önce de aynı şeyleri düşünüyordum. Bir amacımın olmadığı hayatta birilerinin yalnızlığı olabileceğimi ya da birileri için yalnız olabileceğimi kendi içimde inandırmaya başladığımda bir dünyayı fark etmiştim. Nitekim artık fark ettiğim dünyanın kabusu ile yaşamayı başarabilen yalnızlığımı saymazsak, içinde bulunduğumuz durum tamamıyla buna denk düşmekte. Bizi fark edebilecek bir sokak lambası dahi yok derken bir dünya inşa edebilir, sonrasında bu dünyanın içinde yine fark edemediğimiz yalnızlığımızla olan savaşımızı kaybedebiliriz. Siz belki farklı senaryolar üzerinden bu yalnızlığı yaşamış olabilirsiniz. Ama bir otobüs durağında kalabalık içerisinde sizi fark etmeyecek olan insanlardan korkmadığınız anı yaşamadığınızı inkâr etmemelisiniz. Bu, bilmediğiniz bir şehirde kaybolmak gibi de gelebilir ya da en yakın insanların sizin için artık yakın olmadığını fark ettirmelerini sağlayabilir. Birçok yaşamı izlediğim günlerimin bana birikim olarak bıraktığı yok olmak sizin için belki farkında olmadığınız durum olabilir, fakat bu yok olmaz sizi yaşıyorken yalnızlığın kucağına bırakmaktır. Bu kadar uzun uzadıya size yalnızlığı anlatmak isterdim, fakat anlatabildiklerimi anlayabilecek durumda olmuş olsaydık zaten yalnızlığımızın kucağına oturup harika yalanları güzel bir masal eşliğinde dinlemek zorunda kalmazdık.
Tarihin ya da saatin bir önemi yok. Anlatamadıklarımız var gibi gelip yalnız yaşamaya adanmış hayatlarımız var artık. Kendinize iyi bakın; belki bir yerde yalnızlığınız anlayabildiğiniz kadar size kendini anlatır.
Beğendiyseniz paylaşın
Yorumlar
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yazın.